Her Canlı Ölümü Tadacaktır

Başlatan islam, Feb 25, 2017, 04:23 PM

« önceki - sonraki »

islam

Değerli Müminler!


Yüce rabbimizin zatı dışında, yeryüzünde bulunan her canlı yok olacak ölümü tadacaktır. Dünyadaki ömrünü tamamlayanlar, kabir hayatını da yaşayarak kıyamet günü mahşer meydanına hesap için çağrılacaklardır.

İyilikleri fazla gelen müminler doğrudan, kötülükleri fazla gelenler ise ya cezalarını çekerek ya da Allah'ın rahmeti ve dilemesiyle doğrudan ebedi saadet yurdu cennete gireceklerdir. Bazılarımız daha sözü edilir edilmez ürperse de ölüm korkulacak bir şey değildir.



Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber


Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber (1) diyen şair, İslami bakışı, bir beyte sığdırmıştır. Çünkü ölüm; bir terhis, tebdil-i mekan, saadet-i ebediye yurduna sevkiyat, zindan misali dert dolu dünyadan bağıstana, canana varmak, bir nevi uyku gibi dinlenmektir. Nitekim Hz. Peygamber (as) bir cenazede "rahat eden ve edilen" demiş, ashap da bunun nasıl olduğunu sorduklarında "mümin ölünce dünya sıkıntılarından rahatlar, fâcir ölünce onun şerrinden diğer insanlar, ağaçlar, hayvanlar rahat eder" (2) buyurmuşlardır.

Aziz Müminler!

Ölüm güzelse bazılarımız neden korkmaktadır sorusuna, Seleme bin Dinar "dünyamızı imar ettik, ahiretimizi harap; mâmûreden harâbeye gitmek istemiyoruz" (3) diye cevap vermiştir. Öleceğimizi bilmemize rağmen hiç ölmeyecekmiş gibi sorumsuz bir hayat yaşamayı tercih etmekteyiz. Bu durumu Hz Peygamber "ey insanlar sanki ölüm başkasına takdir edilmiş, sanki vazifeler bize değil başkalarına yüklenmiş, sanki namazlarını kıldığımız cenazeleri, yakında dönecek misafirlermiş gibi kabre koyuyor, miraslarını yiyor, bize bela geleceği endişesinden uzak, kendi kusurlarımızı yok farz ederek başkalarını eleştiriyoruz" (4) diye anlatmaktadır. Ne kadar yaşlanırsak yaşlanalım ölmek istemiyor; ama gafletten de sıyrılamıyor, ölümün ayak seslerini duyunca da perişan oluyoruz. Oysa zamanında hazırlanan için ne güzel nimettir ölüm…

Akıllı kişi için;

O dem ki perdeler kalkar, perdeler iner

Azrail'e hoş geldin diyebilmekte hüner (5)

diyen şairin tarif ettiği insan olmak zor değil. Zor değil; zira sonunda dosta kavuşmak vardır. Son hastalığında üzgün gördüğü hanımına, Hz Bilal, 'niçin üzülüyorsun, üzülme, dostuma, Muhammed'e gidiyorum' (6) demişti. İbrahim (as) ölüm meleğine 'hiç dost dostun canını alır mı demiş, yüce Allah 'hiç dost dosta kavuşmak istemez mi diye vahiy indirmiştir. (7)

Aziz müminler

Geçici dünya hayatının cazibesine esir olup niçin dosta giden yollara set çekelim, niçin yarınlarımızı karartalım? Dün geçti, yarına ulaşıp ulaşmayacağımız meçhul. Biz bu günü değerlendirelim. Dünya zevkleri sonu olmayan, içtikçe susatan deniz suyuna benzer.

Ölümü gündeme alınız. Yani "meşguliyet gelmeden boş vaktinizin, hastalanmadan sağlığınızın, fakirleşmeden zenginliğinizin yaşlanmadan gençliğinizin, ölüm gelmeden hayatınızın kıymetini biliniz" (Cool Gaflete düşüp ömür sermayenizi boşa harcamayınız. Kime yar oldu bu dünya? Hangi güç sahibi öldürdü ölümü? Aşık Seyrâni;

"Dünya olur bir gün harap

Ne bülbül kalır ne gürap

Rızkına sebep olan türap

Gözlerine dolar bir gün"

derken ne kadar haklı.

Yaşadığımız onca güzelliğin, ahiret nimetleri yanında ne değeri olur? Hadiste bildirildiği gibi, elini denize daldıran birinin deniz suyundan eline bulaşan ne ise dünyadan istifade ettiği de o kadardır. (9) Denizin gürleyen suyundan mahrum kalıp elinin bulaşığı ile sevinmek, gaflet değil midir? Mümin kişiye yakışan uyanık olmaktır. Allah'a kul olanlar için kabir ve sonrası hayat daha güzeldir.



1) Çile;Necip Fazıl, 113.

2) Buhari; Rikak, 41. Nesai; Cenaiz, 48,49.

3) Darimi;Sünen,56.

4) Maverdi; Edebüddin veddünya, 185. Hayatüssahabe 4/223.

5) Çile;110.

6) İhya; 4/1010.

7) Tezkiratül Kurtubi; 19.

Cool M.Ehadis; Nr: 201.

9) İbn Mace; Zühd, 3.